,

İLETİŞİM GÜVERCİNLERİ / Handan Musaoğlu’nun Yazısı

İLETİŞİM GÜVERCİNLERİ

Merhaba. Bu yazıda, hem mecranın özelliği, hem de bizim uzmanlığımız olan mesleğimizle ilgili yazmaya karar verdim. Doğrusu, bunun bir ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Kadirşinas filolog rahmetli Dr. Güzin Tural Hanımefendi, espriyle karışık, ‘sözlükle güreşilmez’ derdi. Biz de merhume hocamızın tavsiyesine uyarak, dilimizin istinatgahı olan Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nden mesleğimizin tarifini alarak, işe koyulalım:
SPİKER – SUNUCU
Spiker: ‘’Radyo ve televizyonda, programları, haberleri sunan kimse’’
Sunucu: ‘’Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı sunan, açıklayan kimse, takdimci, anonsör’’
Mesnedimiz olan sözlüğün tarifindeki bu özensizliği bir yana bırakarak, genellikle birbirlerinin yerine kullanılan, farklı kökenden spiker – sunucu sözcükleri bizim mesleğimize isim olmuş. Mesleğimiz, sözlüğümüzden daha estetik ve asil bir tavırla dilimizin hizmetinde, varlığının anlamını daima güçlendirmeye ve yeniden üretmeye devam ediyor. Biz, mesleğin radyo-televizyon ve temsil-protokol tarafında duruyoruz. Değerlendirmelerimiz de bu bakış açısıyla oluşacaktır. Yoksa, sözlükteki karşılıkların hepsine eğilmek, sevimsiz olacağı gibi, emeğimize de uzak düşer.
Ülkemizi referans alarak, TRT’nin radyo ve televizyon spikerlerinin dilimize ve mesleğimize yaptığı katkı, çok sayıdaki akademimizden ve Türk Dil Kurumu’ndan geriye düşmez. Tabii, birbirinin ikamesi değil refiki olan kurumlarımızın eşgüdüm halinde ve ortak bir stratejik planla çalışmasını talep etmek de hakkımız.
Türkçemizin melodi kanatlarını, mesleğimizin çırptığını söylememiz, abartı sayılmaz. Burada, mesleğimize ilişkin kurallar vazetmeye çalışmayacak; genel geçer seviyede tespit ve önerilerle yetineceğim.
İLETİŞİM GÜVERCİNLERİ
Spikerlik ve sunuculuk mesleğinin, iletişim ve sahne sanatları disiplinlerinin kesişim noktasında olduğunu kabul edebiliriz. Mesleğimizin, yalnızca ses ile icra edilen çalışma alanları var ve fakat, imaj- algı, gösteri ve görüntü çağının kuşatması altında olduğumuzu göz önünde bulundurarak, ses ile yetinemeyecek durumda olduğumuzu ifade etmeliyiz..
Spiker- sunuculuk mesleğinin zirve örneklerini, kuşkusuz TRT örnekliğinde tanıdık. Ancak, bugünün sahne, televizyon ve radyo ihtiyaçlarını düşününce, eski ‘zirve’lerin şanslı dönemlerde nam yaptıklarını söyleyebiliriz.
Esasında mesleğimiz, kuşbakışı okyanus sularının derinlik mesafesine göre ‘açık maviden laciverte’ dönüştüğü gibi veya rakımın, ‘düzlükten zirveye doğru helezonlar’ oluşturduğu gibi, erbabları arasında farklı tonlar, boylar, oluşturur.
DİLİMİZ NAMUSUMUZDUR
Biz, mesleğimizin en iyi örneklerinin niteliklerine bakarak, bazı kriter ve liyakat ölçülerinden söz edebiliriz. Bu niteliklerin en başına, ‘dilimize ilişkin bilinç ve sevgi ile iletişim nosyonuna yatkınlık’ı yerleştirmeliyiz.
Dil bilincinin, millet varlığımızda içkin-aşkın bulunan bütün birikimimizin, kodlarına, sırlarına, dna sistemine ait bir hassasiyet, farkındalık ve sevgi dolu alaka olduğunu söyleyelim. Kadim dönem eserlerimizin kaçırılmasına, kaçırılmışsa iade alınmasına nasıl çaba gösteriyorsak, dilimizi oluşturan bütün unsurların korunmasına, kaybolan unsurların ihyasına aynı hassasiyetle yaklaşmalıyız. Eskilerimizin, ‘kamus namustur’ sözü şuurumuzu uyandırabilir.
Spiker ve sunuculuk mesleğine giriş dersi böyle bir bilincin inşası olmalı öncelikle. Örneklerle anlatmayı teori disiplinlerine saygısızlık sayarım. Fakat, ifadenin yararını sağlamak için de mecburuz. Dil bilincinden yoksunluğun, son otuz yılda, sahneyi, ekranı ve mikrofonu eline geçiren liyakatsız ve bilinçsiz meslektaşlarımızın gölgesinde, bugün çok şekvacı olduğumuz yozlaşmaları oluşturan ahlaki erozyon, lümpenleşme, kimliksizleşme, kişiliksizleşmedeki etkisini, kim reddedebilir? Çocuklarımızın kulağına, ecnebi bir kelime yerleştirmek de etki ajanlığı faaliyeti değil midir? Bu durumda kötü meslektaşların ‘bizim namımıza’ çalışmadığını söyleyebiliriz.
Nasıl? ‘kamusun namus’ olduğunda, şimdi daha çabuk ittifak edebiliriz, değil mi? Mesleğimiz, kamusun kanatlarından biridir. Şu halde en sağlam mesaj cümlemizi başlarken yazalım. Spiker- sunucu en başında bir dil işçisidir. Dilin hazine sandığı sözlükler ve elbette kitaplardır. Dolayısıyla mesleğimiz, kitap dostu bir uzmanlık alanıdır. Zaten estetik boyutta dil işçiliği olan retorik, sadece sözlü beslenmeyle değil daha çok yazılı metinlerle gelişir. Edebi eserlerle ve bilhassa şiir kitaplarıyla gelişir.
Mesleğin ruhuna ait, bu ilk adımı ifade ederek, teknik yeterliliklere ilişkin bazı temaslarımızla meselemizi işleyelim.
MESLEĞE HAZIR BULUNUŞLUK
Çağcıl uygulamaların gerekliliği olarak, öncelikle dışarıdan görünüşün, genel kabule göre, ‘güzel ve yakışıklı olunması gerekir’ demesek de, orta düzey bir sempati oluşturması, mesleğimiz için elzemdir.
Spikerlik ve sunuculuğun mihengi ve kilit taşı, diksiyondur. En az ses ve sahne sanatçıları kadar, ses ve diksiyon eğitimi ile temel iletişim eğitimi, mesleğimizin öncül gereksinimlerindendir.
MESLEK EĞİTİMİMİZ
Maalesef, mesleğimizin gerektirdiği eğitimler bir bütün olarak herhangi bir yerde yok. İyi bir usta meslektaşımızın rehberliğinde, farklı bölümlerden, modüler yaklaşımla eğitimimizi tamamlamak mümkündür. Ayrıca, amaca hizmet etse de, çoğunlukla yetersiz olan kurslardan faydalanılabilir.
İyi ve Mikrofonik Ses
Sesin niteliği iyi bir spikerliğin şartı. Boş hayallere kapılmadan önce, ses varlığımızı analiz ettirmemiz gerekir. Unkapanı’nın önünde aç ve biilaç kalan hevesli gençlerimizin durumuna düşmemek için, evveliyetle, verili yeteneğe dikkatinizi çekiyorum. Herkes şarkıcı olamaz değil mi? Mutlaka başka yetenekler verilmiştir, onlar geliştirebilir; daha az sancılı olur. Ne kadar eğitilirse eğitilsin, insanların büyük çoğunluğunun sesi, doğal olarak, spikerliğe yeterli değil. Ayrıca sesin mikrofonik olması da ön koşullardan.
Buraya kadar gelebildiysek şimdi ses eğitiminden bahsedebiliriz. Mesleğin, hedeflediğiniz alanına yönelik bir ses eğitimi aramak durumundasınız. Kendinizi televizyona mı, radyoya mı, sahneye mi hazırlayacaksınız? Kabiliyetiniz, habere mi, programa mı, spora mı? Her birinin eğitiminde ortak noktalar kadar farklılıklar da var. Sahne için hazırlanıyorsanız ilaveten tiyatrocuya, hedefiniz televizyonsa televizyon spikerine başvurmalısınız. Radyo ise bambaşka; kesinlikle ek olarak dublaj sanatçısına ihtiyacınız var.
Sesi, spikerin pusatlarındandır. Pusat kullanmak, ustalık işidir. Kendinden emin olduğunu zanneden, meslekle meşgul bazı kimselerin, zorlu kimi icralarda, başının dönüp fenalaştığı olmuştur.
Aslında yazıya nakısa olacak ama bahsetmeden geçemeyeceğim. Ses sanatçılarının ‘düğün şarkıcısı’ diye küçümsediği emektarlar var. Bizim meslekte de böyle sunucular var. Haddini bildikçe sorun etmeyeceğiz. Gerçi, başvurduğumuz sözlüğümüzde mesleğin tanımı, bu insanlarımızı ihtiva eder şekilde yapılmıştı, değil mi? Yine de, Mesut Mertcan, Tuna Huş ve Jülide Gülizar gibi, spikerlik mesleğimizin duayenlerini, sünnet düğünü vs. sunarken, seçim otobüsünde çığırırken hayal edebilir misiniz? Ama bu işleri yapan anonsör arkadaşlarımız ölmesinler tabii; sadece spikeriz demesinler, eğitim vermeye kalkışmasınlar yeter. Onurunuzu savunmak dışında, bağırarak iletebileceğiniz bir ‘anlam’ ve bağırarak eğitilebilen bir yetenek yoktur, zira…
Spikere dönelim. Ses ve diksiyon gelişiminden sonra vazgeçilmez bir boyut olarak, ‘beden dili’ becerisini, kendi ‘beden alfabenizle’ uyumlu bir şekilde kavramalısınız. Başkalarında çok yerleşik görünebilen bir vücut hareketi sizde iyi durmayabilir mesela. Spiker, ulaştırmaya çalıştığı mesajı, uygun jest ve mimiklerle güçlendirebileceği gibi sevimsizleştirebilir de. En sevilen cumhurbaşkanının ölüm haberini verirken, kasılarak ve abartılı gülüş efektiyle, ilçesindeki ışıkların ‘ışıl ışıl parladığından’ bahseden meslektaşlar da gördü bu ülke.
MESLEKİ TECRÜBE
Spikerlik zamanla olgunlaşılacak bir meslek olarak, haddini bilmeyi gerektirir. Cazibesi yoğun olduğu için baş döndürücü ayartılara kapı aralayabilir. Yetkinlik yolculuğunun ve tekamül sürecinin, acımasız eleştirel bir dış göz gibi irdelenmesi gerekir. Daha yolun başındayken yüksek gelişim Sunucu: ‘’Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı sunan, açıklayan kimse, takdimci, anonsör’’gerektiren uygulamalara tamahkarlık göstermemelidir. Tecrübenin uzun soluklu bir yolculuk olduğu bilinciyle, basitten karmaşığa doğru ara istasyonlarda sahaya çıkmak, gelişim sürecini istikrarlı bir emek serüveni olarak, ön kabulle ve kanaatle sürdürmek selametli bir yöntemdir.
PROTOKOL SUNUMLARI
VİP ve CİP heyetlerin huzurunda yapılan sunuşlar, mesleki icranın sırat köprüsüdür. Bu tür törensel toplantılarda, çok kıymetli hazırlıkları şahlandırmak da yere batırmak da sunucunun elindedir. Bu tip görevler için çok iyi bir hazır bulunuşluk gereklidir; zaten her zaman hazır değilseniz bu görevler darağacınız olabilir. Spiker ve sunuculuk için lazım olan yetenek ve beceriler burada hayati bir hal alır: ses kontrolleri, diksiyon, beden dili, doğru renk tercihleri ,estetik görünüm vs.
Bu görevler için en üst düzey protokol bilgisine ve teferruatıyla saygı, görgü ve nezaket kurallarını bilmeye ihtiyaç vardır. Orada, teknik heyet sahne gerisinde kalmakta, sunucuysa gladyatör gibi bütün bir kitle ile karşı karşıya yalnız kalmaktadır. Mesleki formasyonun kusursuz icra edilmesi gereklidir. Bu görevlerin çok ağır bir temsil yükümlülüğü de bulunmaktadır. Dış görünüşteki, seçilen kelimelerdeki, zamanlamadaki, davranıştaki en küçük hata affedilmezdir. Yüksek protokol huzurundaki görevlerde ön hazırlık çok kıymetli bir hal alır. Lazım olan bütün bilgi yeterli zaman öncesinden temin edilmeli; görevinizin dışında ama akış için kıymetli olan her şeyi bilmek gerekir. Bu görevlerde sunucu birkaç alternatifli senaryolar dahilinde hazır olmalıdır. Beklenmedik değişiklikler bu tür toplantıların olağanıdır. Sunucu hemen yeni bilgiyle yazılımını günceller gibi davranacak esnekliğe ihtiyaç duyar.
Dil Samurayı
Törensel toplantılarda çok ihtimalli aksilikler yaşanabilir. Sunucu bu tür durumlar için her zaman hazırlıklı bir duygu durum içerisinde olmalıdır. Ani gelişen ve sizin asla kontrol edemeyeceğiniz aksiliklerin üstesinden gelebilecek bir kriz yöneticisi olmak zorunda kalabilirsiniz. Bu durumlarda telaşlanmak, kontrolü yitirmek şöyle dursun bütün duruma vaziyet etmek sizin göreviniz haline gelecektir.
Yazı çok uzamasın diye düşünerek, çok bileşenli mesleğimize ilgi duyan gençlere, öneri sadedinde bir demet buket yapıp vedalaşacağım:
-Üniversite ve mesleki eğitimin asgari şart olduğunu bilmeli,
-Kabiliyetin keşfi ve doğru ustayı bulmalı [iyi bir ustaya çırak olmak],
-Ses, ağız ve kulak yeteneği yeterli olmalı,
-Beden dili kurallarını öğrenmeli,
-Entelektüel melekelerini ve dağarcığını geliştirmeli,
-Dilimizi doğru ve etkin kullanmayı öğrenmeli [diksiyon],
-Kılık-kıyafeti, makyajı, imaj ve vizyon kültürünü öğrenmeli,
-Otokontrol, özgüven ve işe hakimiyet becerisine sahip olmalı,
-Standart dili [İstanbul ağzı] kullanmayı öğrenmeli,
-Spikerliğin sadece hazır metinleri aktarmak olmadığını bilmeli,
-Mesleki teknolojileri öğrenmeli, kendini güncellemeli,
-Küresel ve ulusal gündemi takip etmeli,
-İnsani ilişkilere kıymet vermeli [samimi, nazik, vakarlı],
-İyi bir spiker iyi bir sunucu da olmalı.
-Tam yetişmeden yetiştirme faaliyetlerine asla girişmemeli.
Ne çok derdimiz var? Belki elli başlığa değinmemiz gerekirken, ancak başlangıç yapabildik. Zaten bu metnin amacı da, değini sadece. Mesleğimiz için elzem olan çok başat konular var daha. Mesela, aktaracağımız metinleri yazmak için gereken donanımdan hiç bahsedemedik. Drama ve doğaçlamanın gölgesine bile gelemedik. Dış görünüşten bahsetsek bile tamamlayıcı ögelerinden bahsedemedik. Editör spikerliği anımsatsak gelecekten ışınlandığımız sanılacak belki…
Bu mesleğe ilişkin literatürün yeterince oluşmadığını biliyorum. Uygulama safhalarında olduğu gibi yazılı dokümantasyon için de, zaman zaman konuya eğilmemiz, mesleğin gelişimine katkı sağlar düşüncesiyle yazmayı sürdürebilirim. Bu vesileyle, mesleğimizin emektarı olan ustalarımızı saygı ve minnetle yadetmeyi görev sayarak, saygılarımı sunuyorum. Sevgiyle kalınız…
Handan MUSAOĞLU

İçeriğimizi Puanlayın 1-10 Arası

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir