,

KASIM / CANSU OKTAY’IN YAZISI

 

KASIM / CANSU OKTAY’IN YAZISI

Ablamın telefondaki sesi bir şeylerin ters gittiğinin habercisiydi, kötü bir şey mi var dedim evet dedi. Sormaya korkuyordum. Sonuçlar dedi; çıktı, kötü mü dedim evet kötü dedi işte o gün tanıştık kanserin soğuk, bizi de bulan yüzüyle…Dört aydır geçmeyen bel ağrılarının altından bel fıtığı ya da herhangi bir romatizmal hastalık beklerken kanser çıkmıştı. Babamların terasındaydım haberi aldığımda ve Annem aşağıda ağrı çekiyordu O an dünya sanki durmuştu ya da başıma yıkılmıştı ya da öyle bir şeyler olmuştu işte tam olarak tarif edemiyorum, sadece bildiğim tek bir şey vardı yüreğime saplanan acının nefesimi kestiğiydi, gözyaşlarım istemsiz akarken kırk yıllık hayatım ve hayatımdaki annem farklı yaşlarda farklı olaylarla gözümün önünden geçti, milyonlarca görüntü belirdi birden zihnimde ve o an artık ya hayatımda olmazsa ne yaparım diye düşünürken deliye döndüğümü hatırlıyorum. Birden dizlerimin üstüne çöktüğüm yerden hızla kalkıp hayır benim hikayemin kahramanı beni ,bizi bırakıp gidemez dedim. Bir kocası, üç evlat, onların hayatını birleştirdiği aileye sonradan dahil olan ama evlatlarından farkı olmayan üç evlat daha ve onlardan olan 4 torunu vardı; hepimiz hala ona muhtaçken hala o bizi topluyor hepimize yetişiyor ve herkesi eşit ve kontrolsüz seviyorken bu hikaye böyle bitemezdi ve bitmeyecek dedim kendime…

Üç aydır kanser gerçeğiyle yüzleşip yaşarken bir kez daha hayattaki duruşuyla kendine hayran bırakan Annemin ne kadar güçlü bir kadın olduğunu görüp iyi ki benim annemsin ve iyi ki senin evladınım diye düşündüm…

Hayat enteresan bir yolculuk kendimizi bilmeye başladığımız yaşlarımızdan itibaren olan kısmına bir yolculuk yapsak neler var oralarda, acılar ,sevinçler ,mutluluklar kayıplar ,kazanımlar, başarılar, başarısızlıklar her şey var işte, yere yapıştığımız zamanlar, yerden kalktığımız zamanlarla dopdolu hayatımız…

Bu aralar vizyonda Müslüm Gürses’in hayatını konu alan film var henüz gidemedim ama istinasız her giden ağlayarak çıkmış filmden ve inanılmaz bir hayat öyküsü olduğu görüşünde 60 yıla sığdırdığı hayatında yaşanan ne acılaaaar ne acılaaaar…Bizlere oturduğumuz yerden bakınca  çok renkli özenilesi gelen hayatların içinde ne enkazlar ne dramlar yatıyor aslında görüyoruz… Ben de bugün dünya müzik tarihine adını altın harflerle yazdırmış olan QUEEN grubunun solisti Freddie Mercury’nin hayatının anlatıldığı Bohemıan Rhapsody filmine gittim salon bomboştu bizden başka kimse yoktu.Biyografi filmlerini seviyorum ben sadece parlak ışıklar altında gördüğümüz insanların hayatlarını öğrenmek belki de iyi geliyor bana vay be ne dertler çekmiş insanlar, ne acılar yaşamış biz yine de şanslıyız hissi uyandırıyor ben de ve şükretmeme bir sebep daha buluyorum. Salondan  çıktığımızda çok uzun zamandır hiçbir filmden bu denli etkilenmediğimi fark ettim Pakistanlı bir çocuğun azmi ve yeteneğiyle İngiltere’ye oradan da tüm dünyaya adını duyuran aykırı müziği ve yaşam biçimine rağmen nasıl yıldız olduğunu gördük. Cinsel tercihlerinden dolayı zaman zaman dışlanmış, ailesi tarafından yok sayılmasına rağmen müzikten vazgeçmemiş sonunda AİDS’ten 45 yaşında ölmüş olsa da hala şarkılarını son ses dinliyorsak gerçekten dünyaya gelmiş özel insanlardan biriydi ‘O’ da ve bugün bir kez daha hayran oldum, mutlaka herkes izlemeli Müslüm Gürses’i de Freddıe Mercury’i de…

Bugün benim için biraz duygusal bir gündü, nedense Kasım ayını pek sevmiyorum ben bir tek 22 yıl önce 3 Kasım da mesleğime ilk adımı atmış ne olduğumu anlayamadan üç gün de kendimi TRT de sabah programı sunarken bulmuştum ve geriye dönüp baktığımda çok az güzel şey olmuş Kasımda, genelde hep kayıpların ay’ı olmuş benim için ,sevdiklerimin çoğu Kasım ayında gitmiş hayatımdan, genelde hep Kasım ayında kovulmuşum işten çıkmışım, hep bu ayda bir kaos bir çıkmaz yaşamışım…Mesela  geçen yıl kasım ayının 4.gününde en iyi haber spikeri ödülü almıştım ertesi gün hem hocam hem de çok değerli dostum olan Derya Kaya vefat etmişti ve bir sonraki günde ödülüme ceza gibi işten çıkarılmıştım üç gün içinde yaşadıklarım belki bir film olmazdı ama inanın en acıklı filmlerdeki gibi acıklı bir hal almıştı hikayem, birden göklere yükselip hızla yere çakılmıştım. Şimdi o günlerin üstünden 365 koca gün geçti acılar geçmedi ama hafifledi, yaralar kapanmadı izi kaldı ama kabuk bağladı…İşte tam da bu noktada ben buna hayat dedim, yaşıyorsun Cansu silkele eteklerini ve kalk yerden  dedim. Hiçbir hesap kesilmeden kasa kapatılmıyor öğrendim ve kimsenin yaptığı yanına kalmıyor, hayat sen istesen de istemesen de acılarını da mucizelerini de sana sınırsız sunuyor sen hangisini düşlersen o geliyor ruhuna, ben mucizeleri seçiyorum. Kasım’ı da sevmeye karar verdim bundan sonrasında çünkü babam hep sen doğru ol eğri belasını bulur derdi ve biliyorum ki ben doğruyum o zaman  eğriler korksun…

Kasımda aşk başkadır falan filan derler ya hep, ben onu bilmem ahkamda kesemem   benim için Kasımlar hep aynıydı, acıydı, sıkıntılı tatsız ve keyifsizdi ama bundan sonra değiştiriyorum düzeni Kasımda her şey bambaşka artık benim için inanıyorum…Siz de doğru olun, inanın, gönülden dileyin, canınızı yakanların isimlerini verin Allah’a ve sonucu  bekleyin, benim gibi Ay’ları Mevsimleri suçlamaktan da vazgeçin, tabi ki mucizelere de inanmayı unutmayın…

Kalın sağlıcakla…

 

CANSU OKTAY

İçeriğimizi Puanlayın 1-10 Arası

10 points
Upvote Downvote

Total votes: 10

Upvotes: 10

Upvotes percentage: 100.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir